FREELANCE  TERCÜMAN – BENİM BAKIŞ AÇIMDAN

İş ve zevk arasındaki çizgiyi yok etmek için mükemmel bir yöntem.


Yer: Kapadokya

Hepimiz biliyoruz ki freelance çalışma ne demek – serbest, bağımsız bir iştir. Peki onun artıları ve eksikleri, veya kimin freelance çalışan olabileceğini biliyor muyuz? Kıdemli tecrübemden bu çalışma şekli ile ne kazanıp ne kaybedebilirsiniz diye sizinle paylaşmak istiyorum.

İlk olarak, serbest bir işten yararlanmanız için kendinizi çok iyi tanımanız lazım, çünkü kendi işinizin patronu olduğunuzdan iç disiplin en büyük rol alıyor. Bu sebeple iradesi zayif olan kişiler, başında bekleyen olmadan, neyi nasıl yapacağını söylenmeden, zamanın farkında olarak hareket edemiyorlar. Serbest mesleği seçmek isteyen kimse, hedef, güçlü ireade ve zaman yönetimi becerilerine sahip olmalıdır.

Freelance Tercüman Olmanın Avantajları

  • Önceki paragrafta zaman yönetimi hakkında bahsettim, yani serbest çevirmen istediği kadar çalışır, istediği zaman dinlenir.  Bana göre bu işin en büyük avantajı, kendi belirlediğin vakitte işini yapmaktır. Mesela bazı insanlar erken, bazları geç saatlerde çalışarak en verimlidir. ‘Gece kuşu’ olduğumdan dolayı sabah 9 akşam 5 mesaisi benim için pek üretken olmaz.
  • Çalışma alanı da kendi seçiyorsunuz. Sabit bir mekana bağlı olmayınca ofis stresi veya anlaşamadığınız şahıslarla aynı iş ortamı paylaşmak zorunda değilsiniz. Evde veya konsantre olabileceğiniz herhangi bir yerde çeviri yaparsınız. Tek gereken dizüstü bilgisayar/tablet, internet bağlantısı ve benim için mutlaka sert kahvedir. Ben pijamalı sessiz bir ortamı tercih ederim, fakat müzik ile daha kolay odaklandığımdan bahçe, sakin bir kafe, park veya başka uygun bir mekanda kulaklığı takıp kendimi işe veririm. Eğer vakit ayırabilirsem/ayırmak istersem veya acil bir tercüme gelirse seyahat ve tatıldeyken de çalışırm. Sadece yazılı çeviri yapan yaşanacak yeri de seçebilir, ‘ofisini’ bir süreliğine ya da kalıcı oalarak deniz kenarına, köye, dağa, hatta başka bir ülkeye taşabilir.
  • Zaman ve alan yanında, iş yoğunluğu ve iş tercihleri ile beraber çalışılacak şirket hakkında da siz karar veriyorsunuz. Tek bir ajansla sözleşebilir, tek bir alanda, sadece yazılı ya da sadece sözlü çeviri yapabilirsiniz. Acil bir işi yapıp yapmayacağınız yahut günü planladığınız gibi gerçirmeniz tamamen size bağlıdır.

Freelance Tercüman Olmanın Dezavantajları

  • Her işin olduğu gibi, serbest tercümanlığın da kötü tarafları var. Emeklilik hakkından mahrum kalmamak için freelance çalışan tercüman, sigorta primleri kendi imkanları ile yatırmak zorundadır. Bazen sabit aylık maaştan dolayı insanlar tam zamanlı işi tercih ederler. Sürekli olmayan bir gelir garantisinin her zaman bir dezavantaj olduğunu düşünmuyorum. Evet, eğer anlaştığınız tercüme edeceğiniz projeleriniz yoksa, yüksek miktarlı harcama için plan kuramazsınız. Lakin kendinizi duyursanız ve çeviriniz kaliteli ve başarılı ise, iş sürekliliği ve kazanç muhakkak gelir.
  • Sebest tercümanlıkta en büyük problem modun düşmesi, aslında dikkatı dağıtan şeylerdir. Acil durumların dışında, her yazılı çeviri için gerekenden bir gün fazla talep ediyorum. Zira, neler olabileceğini bilemeyiz, habersiz misafir veya derhal ele alınması gereken kısa bir çeviri gelir, hastalanırsınız, ya da keyfiniz o gün yerinde olmayabilir. Bazen ev halkı düşüncesiz olur, ancak kendine göre bir çalışma koşesi ve yöntemi bularak bütün dikkat hırsızlarını ortadan kaldırırsınız.
  • İşverenler de ara sıra kısa süreyi vererek düşünceli ve gerçekçi olmuyorlar. Ben uzun süreli, gece gündüz, çalışabilirim, yalnız onu çok sık yapmam ve öyle ‘hızlı teslimat’in ücretleri farklıdır.

Her işin olumlu ve olumsuz taraflarının listesi sonsuz olabilir. Ben, beni etkileyen birkaç  önemli husus saydım. Freelance kariyerine başlamaya karar vermeden önce sizin için önemli şeylerin listesi yapın; her ay sabit veya yaptığınız iş üzerinden hesaplanan gelir, belirli tatil günleri ve mesai saatleri veya bağımsızlık ve özgürlük. Bazı çevirmenler bir dönem sıkı çalışır ki kalan zamanı kişisel ilgileri için kullanırlar, ötekiler çalışmalarını hayat tarzına göre düzenliyorlar vb. Sonunda hepimiz değer vermediğimiz o meşhur cümleyi biliyoruz – Ya sevdiğin işi yap, ya da yaptığın işi sev.